Dosdoğru Kılınan Namaz
Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk’ın namaz ile alâkalı beyan buyurduğu emirler «Namaz kılın!» şeklinde değil:
“Namazı dosdoğru kılın!” şeklindedir.
Dosdoğru kılınan namaz, mü’mini nefsânî temâyüllerin girdabına düşmekten kurtaran, vecd hâlini yaşatan çok faziletli bir ibâdettir. Âyet-i kerîmede buyurulur:
وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ
“Namazı devam üzere kıl! Gerçekten namaz, fahşâdan, yâni çirkinlik, edebsizlik, fuhşiyyat ve münkerden; aklın ve dînin beğenmeyeceği uygunsuzluk ve günahtan meneder.” (el- Ankebut, 45)
Namazın kötülüklerden alıkoyması, hem namazdan evvel, hem namaz esnâsında, hem de namazdan sonrasını ihtivâ eder. Eğer namaz kılan kimsede böyle bir muhâfaza görülmüyorsa, o gerçek mânâda musallî değildir. Böylelerinin namazları hakkında Allâh Rasûlü buyurur:
“Kim bir namaz kılar da, o namaz kendisini açık ve gizli kötülüklerden alıkoymazsa, ancak Allâh’a karşı uzaklığını artırmış olur.” (Cem‘u’l-Fevâid, I. 339)
Bu sebeple namazda dikkat edilmesi gereken en ehemmiyetli husus, hiç şüphesiz huşû hâlidir.
